Datça'yı bir de bizden dinleyin

Doğa ve denizin buluştuğu, beach party’lere kurban gitmemiş, Hayıtbükü, Palamutbükü, Kızılbük, Kargı gibi bük’leri dolanmak, harika koylarda denize girmek.

Eski Datça’nın küçük, sevimli sokaklarında dolanmak, dükkanlardan sevdiklerinize hediyeler almak, adı en çok ünlü şair Can Yücel’le birlikte anılan Eski Datça ise Datça’nın içinde bambaşka bir dünya gibi. Dar sokakları ve tarihi evleriyle burası şair olmasa da insana şiir yazdıracak türden.

Tarçınlı ekmek, bal, taze badem, badem ezmesi, bademli her şeyden yemek.

Kumluk Plajı akşamları
Kumluk Plajı akşamları

Ver elini yanı başımızda ki Kumluk Plajı’na güneş batırmaya. Kumsala atılmış bir masa, güneş olmuş kızıl, pembe, deniz çarşaf, ortam sakin. Büyülü müdür nedir…

Datça’da ve yakın çevresinde bulunan koylar aynı zamanda ziyaretçilerine dünyanın en güzel denizini sunuyor. Palamutbükü gibi uzun zamandır gezginlerin listesinde ilk sıraya girmeyi başaran koylarda ise denizin muhteşemliğini fotoğraf kareleri bile anlatmakta yetersiz kalabiliyor. Eğer burası da kesmezse Hayıtbükü ve Ovabükü’nün denizden çok adeta büyük bir havuzu andıran kumsallarına gidelim.

Türkiye’de surf denilince, akla artık Datça’nın son yıllarda da bu konuda gitgide daha fazla sporcuyu çekiyor olması geliyor. Datça’nın bir diğer özelliği ise surf için uygun ortamın yanı sıra son derece sakin ve huzurlu atmosferi ile gelenleri kucaklaması.

Tatilde sadece denize girip güneşlenmekle yetinmek istemiyorsanız Datça’ya gelin ve antik dünyanın sırlarını keşfedebileceğiniz bir yolculuğa çıkın. Ülkemizdeki en önemli antik kalıntılardan biri olan Knidos Antik Kent’i Datça’ya çok yakın konumuyla bölgede tatil yapanları tarihle buluşturuyor.

“Ah o gemide ben de olsaydım, açık denizlere yol alsaydım.” şarkı sözlerinde ki şüphesiz Datça’da ki gemi. Ah dememek için geldiğin zaman tekne turu yapmadan dönmemelisin. Tekne turu ile kara yolundan ulaşımın imkansız olduğu koylara ve plajlara ulaşabilir, lezzetli yemekler ve sıra dışı anlar eşliğinde keyifli bir gün geçirebilirsin.

Huzur ve dinginliğin adresi Datça. Tatil sonunda önünde diz çöktüğünü fark edeceksin huzur dolu anlara. Olduğun gibi, içinden geldiği gibi… Nefesi en derinden aldığını kalbini sonuna kadar açtığını anlayacaksın. Dünyayı tüm telaşlarından uzak, ağır ağır döndüreceksin burada.

Ve bir daha geleceksin;

En sevdiklerine anlatacaksın Datça’yı. Onlarla tekrar gelmek istediğini söyleyeceksin. Ve geleceksin de.

Gezmeyi unutmayın

Datça’ya geldiğinizde gezmenizi tavsiye ettiğimiz yerler.

Kumluk Plajı

Kumluk Plajı

Datça'nın tam merkezinde, apartımıza sadece 10 metre mesafede bulunan, adından da anlaşılacağı gibi kumlu olan, merkezin en popüler plajı. Gündüz denizin tadını çıkarın, 18:00’den sonra da restoranların kuma attığı masalarda muhteşem yemeklerin keyfini yaşayın !

Eski Datça

Eski Datça

Apartımıza sadece 3 km. uzaklıkta olan Eski Datça, yarımadanın en çok rağbet gören yerlerinden biri. Sanat galerilerinin, hediyelik eşya dükkânlarının, taş evlerin ve otantik kafelerin göz alıcı dekorasyonları, Arnavut kaldırımı sokakları ve en önemli özelliği 1999 yılında aramızdan ayrılan Türk edebiyatının usta ismi Can Yücel'in anılarına ev sahipliği yapıyor olması...

Reşadiye

Apartımıza 5 km. uzaklıkta olan Reşadiye, maviden daha çok yeşilin baskın olduğu, kulağınıza yalnızca kuş seslerinin çalındığı bir yerleşim yeri.

Kargı

Kargı Koyu

Apartımız ile arası 2,5 km. olan Kargı, okaliptüs ağaçları ve yerden kaynayan suların oluşturduğu, azmaklarda yüzen balıkları ve ördekleri seyredebileceğiniz bir koy.

Karaincir

Karaincir, sığ denizi ve pudra gibi incecik bir kuma sahip olması nedeniyle ilgi gören bir koy.

Bağlarözü Koyu

Akdeniz tarafındaki koylardan biri olan, badem ve zeytin ağaçlarıyla çevrili, sadece denize girmek için değil, piknik yapmak için de ideal bir koy.

Kızılbük

Adını bölgenin gün batımı renklerinden alan Kızılbük, pırıl pırıl denizi ve kumla karışık çakıl taşlarıyla kaplı sahiliyle huzur veren bir koy.

Domuz Çukuru Koyu

Etrafı çam ağaçlarıyla kaplı, kum-çakıl karışımı uzun ve geniş bir plaja sahip olan Domuz Çukuru, Datça'nın karadan erişimi olmayan gizli cennetlerinden biri. Datça’nın merkezine 45 dk. mesafede olan bu koya ulaşmak için günübirlik tekne turuna katılabilir veya limandan küçük bir tekne kiralayabilirsiniz.

Hayıtbükü

Hayıtbükü

Datça'nın Mesudiye köyünün denize bakan iki kıyısından biri. Denizden ziyade göl hissi veren bir koy. Sahili dar, ancak plajının kum olması en büyük avantajı. Çok küçük bir koy olmasına rağmen çok ilgi görmesi nedeniyle sezonda oldukça kalabalık.

Palamutbükü

Palamutbükü

Çıplak tepelerin yumuşak eğimle denize kavuştuğu, kumsal boyunca köy evlerinin, küçük pansiyonların ve yazlık evlerin sıralandığı, Datça ile özdeşleşmiş olan badem ağaçlarının yoğun olduğu Palamutbükü, yarımadanın en meşhur koyu.

Ovabükü

Mesudiye'nin en güzel koylarından biri olan Ovabükü, apartımıza 20 km mesafede. Ovabükü, doğal güzelliğinin yanı sıra sakinliği ve bahçeler içindeki aile işletmelerinin sıcaklığıyla turistlerin göz bebeği koylar arasında.

Knidos

Knidos

Geçmişi M.Ö. 2000 yılına kadar uzanan, Ege ile Akdeniz'in kesiştiği özel konumuyla, dar bir boğazla birbirine bağlanan ve iki liman şeklinde ana karaya yakın bir ada üzerinde kurulmuş olan, mitoloji ve tarih kokan bir liman kenti. Merkeze 35 km uzaklıkta.